catch someone - Türkisch Englisch Wörterbuch

catch someone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen, die der Begriff "catch someone" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
catch someone napping v. gafil avlamak
catch someone's eye v. birinin dikkatini çekmek
catch someone napping v. birini gafil avlamak
catch someone's eyes v. birisinin dikkatini çekmek
catch someone off guard v. birini gafil avlamak
catch someone’s attention v. ilgi çekmek
catch someone unawares v. birini gafil avlamak
catch someone's attention v. birinin dikkatini çekmek
catch someone napping v. birini hazırlıksız yakalamak
catch someone in the act v. birini suçüstü yakalamak
catch someone's eyes v. göze çarpmak
catch someone's eyes v. dikkatini çekmek
catch someone's eyes v. ilgisini çekmek
catch someone's eyes v. bakışlarını yakalamak
catch someone's eyes v. dikkatini çekmek
catch someone red-handed v. birini suçüstü yakalamak
catch someone's eye v. gözüne takılmak
catch someone's eye v. dikkatini çekmek
catch someone smoking v. birini sigara içerken yakalamak
catch someone by v. bileğinden tutmak/yakalamak
Phrasals
catch on with someone v. (ürün vb) popüler olmak
catch someone at something v. birini bir şey yaparken/iş üzerinde yakalamak
catch someone doing something v. birini bir şey yaparken/iş üzerinde yakalamak
catch on with someone v. (ürün) tutmak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) bir yöntemle yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) biriyle beraberken görmek
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) köpeklerle peşine düşerek vs. yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) biriyle beraberken yakalamak
catch something from someone v. birinden bir hastalık geçmek
catch (someone or something) in (something) v. tuzakla yakalamak
catch (someone or something) in (something) v. kötü bir şey yaparken yakalamak
catch (someone or something) in (something) v. (birini veya bir şeyi) tuzağa yakalanmış bulmak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) çalıntı vs. bir şey üstündeyken yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) çalıntı vs. bir şeyle yakalamak
catch something from someone v. birinden bir hastalık kapmak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) bir şey yardımıyla yakalamak
catch (someone or something) in (something) v. kötü bir şey yaptığını anlamak
catch (someone or something) in (something) v. tuzakta (bir şey, hayvan) bulmak
catch something from someone v. birinden bir hastalık bulaşmak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) biriyle yakalamak
catch (one) with (someone or something) v. (birini) belli bir yöntemle/araçla yakalamak
catch someone with something v. birini bir şeyle basmak
catch someone with something v. birini çalıntı/yasadışı bir şeyle yakalamak
catch someone with something v. birini bir şeyle yakalamak
catch (one) with (someone or something) v. (birini) belli bir yöntemle/araçla tutuklamak
catch someone with something v. birini bir şeyle bulmak
catch (one) with (someone or something) v. (birini biriyle/bir şeyle) yakalamak
catch (one) with (someone) v. (birini biriyle) yasadışı bir şey yaparken bulmak/basmak
catch (one) with (someone) v. (birini biriyle) basmak
catch (one) with (someone) v. (birini başka biriyle) yakalamak
catch someone with something v. birini bir şey yardımıyla yakalamak/tutuklamak
catch (one) with (someone or something) v. (birini biriyle/bir şeyle) görmek/basmak
catch (one) with (someone) v. (birini başka biriyle) iş üstünde yakalamak/basmak
catch hell (about someone or something) v. (biri/bir şey hakkında) fırça yemek
catch hell (about someone or something) v. (biri/bir şey hakkında) azarlanmak
catch hell (about someone or something) v. (biri/bir şey hakkında) azar işitmek
catch up with (someone) v. (birini) yakalamak
catch someone out v. birinin hilesini ortaya çıkartmak
catch up with (someone) v. (birine) yetişmek
catch up with (someone) v. (birinin) hızına yetişmek
catch up with (someone) v. uzun süredir aranan (birini) yakalamak
catch someone up in something v. birinin (zihnen) bir şeye takılmasına neden olmak
catch up with (someone) v. (birini) tutuklamak
catch up with (someone) v. (biriyle) arayı kapatmak)
catch up with (someone) v. (biriyle) aradaki mesafeyi kapatmak
catch up with (someone) v. (birini) enselemek
catch up with (someone) v. (biriyle) görüşüp son havadisleri almak/vermek
catch up to (something or someone) v. (birine/bir şeye) yetişmek
catch up with (someone) v. (birinin) sonradan başına bela olmak
catch up with (someone) v. (biriyle) görüşmek
catch someone up on (someone or something) v. birine (birinde/bir şeyden) haber vermek
catch up with (someone) v. (biriyle) hasret gidermek
catch up to (something or someone) v. (birini/bir şeyi) yakalamak
catch someone up in something v. birinin bir şeye ilgisini çekmek
catch up with (someone) v. (biri için) hoş olmayan sonuçlar yaratmak
catch someone out v. birini enselemek
catch up with (someone) v. (biriyle) görüşüp son görüşmeden beri neler olup bittiğini konuşmak
catch someone out v. birini faka bastırmak
catch up with (someone) v. (biriyle) sonra görüşmek
catch someone up in something v. birinin (bir duyguya) kapılmasına neden olmak
catch someone out v. birinin foyasını ortaya çıkarmak
catch up to (something or someone) v. (biriyle/bir şeyle) arayı kapatmak
Colloquial
catch someone's eye v. gözüne takılmak
catch someone's eye v. bakışını yakalanmak
catch someone's eye v. göz göze gelmek
not let someone catch someone doing something v. (bir daha sakın) bir şeyi yapmamak
not let someone catch someone doing something v. (bir daha) bir şey yaparken görülmemek
not let someone catch someone doing something v. (bir daha) bir şey yaparken yakalanmamak
Idioms
catch someone on the hop v. birini gafil avlamak
catch someone's eye v. birinin gözüne takılmak
catch someone's eye v. gözüne ilişmek
catch someone's eye v. gözüne çarpmak
catch someone with his pants down v. donsuz yakalamak
catch someone off guard v. savunmasız haldeyken şaşırtmak
catch someone off guard v. gafil avlamak
catch someone in the act v. suçüstü yakalamak
catch someone off guard v. boş bir anında yakalamak
catch someone on the hop v. boş bir anında yakalamak
catch someone off guard v. hazırlıksız yakalamak
catch someone on the hop v. hazırlıksız yakalamak
catch someone in the act v. iş üstünde yakalamak
catch someone at a bad time v. kötü bir zamanda yakalamak
catch someone off balance v. birini hazırlıksız yakalamak
catch someone up short v. birini hazırlıksız yakalamak
catch someone napping v. birini hazırlıksız yakalamak
catch a disease from someone v. biriden bir hastalık kapmak
catch someone at a bad time v. birisini kötü bir zamanda yakalamak
catch someone off guard v. birini hazırlıksız yakalamak
catch someone napping v. gafil avlamak
catch someone off balance v. gafil avlamak
catch someone up short v. gafil avlamak
catch someone with one’s pants down v. savunmasız yakalamak
catch someone red-handed v. birini iş üstünde yakalamak
catch someone red-handed v. birini suçüstü yakalamak
catch someone flat-footed v. birini suçüstü yakalamak
catch someone flat-footed v. birini iş üstünde yakalamak
catch someone by surprise v. birini şaşırtmak
catch someone by surprise v. birini gafil avlamak
catch a glimpse of someone v. birini bir an için görmek
catch sight of someone v. birini bir an için görmek
catch someone with his pants down v. birini suç üstü yakalamak
catch someone with his hand in the cookie jar v. birini suç üstü yakalamak
catch someone's interest v. birinin/birisinin ilgisini çekmek
not let (someone) catch (one) (doing something) v. (yasak bir şey yaparken birine) yakalanmamak
not let (someone) catch (one) (doing something) v. (yaparken biri tarafından) görülmemek
not want to catch someone doing something v. (yaparken biri tarafından) görülmemek
not want to catch someone doing something v. (yasak bir şey yaparken birine) yakalanmamak
not let (someone) catch (one) (doing something) v. (izinsiz bir şey yaparken birine) yakalanmamak
catch someone with their pants (or trousers) down v. birini savunmasız yakalamak
catch (someone's) fancy v. (birinde) merak uyandırmak
catch (someone) some other time v. (biriyle) başka zaman görüşmek/konuşmak
catch someone in the act (of doing something) v. birini (bir şey yaparken) iş üstünde yakalamak/basmak
catch hold of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yakalamak
catch the eye of someone v. birinin ilgisini çekmek
catch (someone) with his pants down v. (birini) rezil bir durumda/halde yakalamak
catch a glimpse of (someone or something) v. (biri/bir şey) gözüne ilişmek
catch (someone) with his pants down v. (birini) savunmasız yakalamak
catch (someone) with his pants down v. (birini) hazırlıksız yakalamak
catch (someone) with his pants down v. (birini) utanç verici bir halde yakalamak
catch a glimpse of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) göz ucuyla görmek
catch ahold of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kavramak
catch someone with their pants (or trousers) down v. birini hazırlıksız yakalamak
catch (someone) with his pants down v. (birini) kötü yakalamak
catch someone's eye v. birinin ilgisini çekmek
catch ahold of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tutmak
catch (someone's) fancy v. (birini) cezbetmek
catch someone in the act (of doing something) v. birini (bir şey yaparken) yakalamak
catch (someone) some other time v. (biriyle) sonra görüşmek/konuşmak
catch a glimpse of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bir an için görmek
catch the eye of someone v. birinin gözüne çarpmak